- çok güzel bir blog sistemi
3 hafta 23 saat önce - yazı sonundaki yorumuna
3 hafta 6 gün önce - merhaba sitenizin içerigi cok
6 hafta 5 gün önce - güzel makale, teşekkürler
6 hafta 6 gün önce - ya vallah bu nasıl bir hacker
11 hafta 4 gün önce - Yazı için çok teşekkürler.
13 hafta 22 saat önce - sevgili kardeşim, uzun
14 hafta 3 saat önce - İşin zor valla. Gurbet
14 hafta 5 gün önce - Güzel bir site olmuş. Geniş
20 hafta 2 gün önce - gemi,ucak,tüfek imal
26 hafta 4 gün önce
Abana Belgeseli - "İstefan, Ginolu ve Ayandon"
İnternet konusunu bir yana koyup, beni ve hemşerilerimi yakından ilgilendiren bir araştırma yazısından bahsetmek istiyorum.
Geçmişini pek bilmediğimiz, bundan 100 yıl öncesi muammalı, hatta bir rivayete göre de tüm resmi kayıtları Ayancık ilçesinde bir yangınla yok olmuş olan, ama herşeye rağmen güzel ve çok sevdiğim bir memleketim var: Sinop, Türkeli...
İlçemiz ve tarihi hakkında, daha önceleri de oldukça araştırmalar yapmıştım. Ancak alışılagelmişin dışında, samimiyetsiz, kaymakamlıkların her il ve ilçe için hazırlattıkları standart ve sıkıcı bir belde tarihinden öteye pek bir bilgiye ulaşamamıştım.
Geçenlerde ise elime harika bir kaynak geçti. Hayati Tahsin YILMAZ adlı bir araştırmacı yazarın, "Abana Belgeseli" adlı kitabı. Kitabın ilk bölümünün içeriğine bu adresten ulaşabilirsiniz. Kitabın basılı ve satılık bir örneğini, tüm aramalarıma rağmen bulamadım. Eğer internet üzerinden satılan bir adres görürseniz, bu yazıya yorum olarak veya iletişim sayfasından bana ulaştırırsanız çok memnun olurum.
Kitabın birinci baskısından kısaca bahsetmek gerekirse, Abana halkının, Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti dönemlerinde ilçe olmak için verdiği mücadele anlatılıyor. İlçenin kentleşmesi, sosyalleşmesi, döneme ve yokluklara inat ayakta dimdik durabilmenin mücadelesi, sürükleyici ve harika bir anlatımla okuyucuya yansıtılıyor. Kitabın birinci baskısını buradan okuyabilirsiniz.
Ancak, kitabında bir de asıl ilgimi çeken ikinci ve sanırım henüz yayınlanmamış bir baskısı daha var ki, asıl değinmek istediğim yer işte tam burası. İnebolu'dan Gerze'ye kadar ve ilçemiz hakkında eski çağlara kadar harika tarihi bilgilerden bahsediliyor. Tabii okuduklarınızın sizi tam olarak doyurmasını istiyorsanız kitabın birinci bölümüyle birlikte bütünleştirmelisiniz. Yani ilk olarak birinci baskıyı okumanızı tavsiye ederim.
Kitabın ikinci baskısının "İstafan, Ginolu ve Ayandon" başlıklı kısmından, ilçemiz tarihi hakkında yazılan bir bölümünü burada sizinle de paylaşmak istiyorum:
AYANDON
Ayandon’un nerede olduğunu bulmakta oldukça zorlandık. Ayandon, Türkeli’nin 3 km kadar güneyindeki bugünkü Hamamlı köyüdür. Türkeli Çayı’nın (Ayardın Deresi) kıyısındadır.
Per Minas Bıjişkyan, 1817 Ayandon’unu şöyle tanımlar: “Ay Andon namına eski bir kilise ve evler ihtiva eder.Buraya gemiler yalnız yazın yanaşabilir” (sayfa 26).
Osmanlı arşivlerinde Ayandon’da 1850 dolayında da birçok geminin yapıldığı yazılı(*). Bundan, 1860’ta bile Ayandon’un deniz kıyısında olduğu anlamını çıkarıyoruz. Demek ki o zaman, bugünkü Türkeli’nden Ayandon’a dek, uzunluğu en az 3 km’ye varan bir ‘koy’ vardı.*) 9 Mart 1860 tarihli Osmanlı Arşivi’nde şöyle yazar: “Abanalı Hacı Hasan oğlu Hacı Mustafa Kaptan’ın kullandığı Ayandon’da inşa olunan gemiye sened-i bahrî verilmesi” (15 Şaban 1276 H. Dosya No:151, Gömlek No:12 Fon Kodu: A.}DVN).
Ayandon’da oldukça eski bir cami (1827) ve bugün kullanılmayan çok eski bir hamam var (bugünkü Hamamlı adını bu hamamdan aldığı anlaşılıyor). Bugünkü Türkeli’nin bulunduğu yer eski haritalarda “Ayandon Burnu” olarak geçer (kimi haritalarda Ayandon’un adı “Antonios”; Ayandon Burnu da “Antonios Burnu” olarak gösteriliyor). Türkeli, bu koyun dolup, üzerinde yaşanılacak bir düzlük oluşunca hızla büyümeye başlar. 1950’de bile Türkeli’nin 5 km batısındaki Gündoğdu Köyü (Kirkoz) tecimsel (ticari) yaşamda Türkeli’den öndedir. İlk deniz motorunu (motorlu deniz taşıtı) ve yumurta tüccarlarını Türkeli’nden önce Kirkozaltı’nda (Gündoğdu) görüyoruz.
Türkeli’nin bilinen ilk adı Yarna’dır. Bucaklıkla beraber “Gemiyanı” adını alır (1922’de TBMM kararıyla Ayandon’un adının Türkçe olmaması nedeniyle bucaklık Türkeli’ne kaldırıldı). Gemiyanı adı, burada gemi yapıldığından değil, kıyıda batık bir gemi bulunduğu için verilmiştir. Sonra adı “Türkeli” olur. 1935’te bucaklık, beş yıl için Helaldı’ya (Güzelkent) geçti (İlçe Ayancık’tır*). Türkeli 1967’de ilçe oldu. *) “Ayancık Kazası’na bağlı Türkeli Nahiyesi merkezinin Gemiyanı köyünden Helaldı köyüne nakli” (Cumhuriyet Arşivi. Tarih 8 Mayıs 1935. Sayı, 11317, Fon Kodu 30..11.1.0, Yer 95.12..6).
Yukarıda alıntı yapılan metnin tamamına buradan, kitabın tamamına ulaşmak için de buradan buyrun.
Açılan sitedeki tüm yazılı görselleri görüntüleyebilmek için bilgisayarınızda Adobe Acrobat Reader veya her hangi bir PDF okuyucunun kurulu olması gerekmektedir.

arkadaşım eline sağlık
arkadaşım eline sağlık gerçekten ilginç bir alıntı. bende öteden beri cennet memleketimin derinlemesine araştırmak istedim ama fazlada uzağa gidemedim. o yangın elimizi kolumuzu bağlıyor hep. hep genel bilgilerle yetindik. bölgenin eski isimlerinden ve köy isimlerinden gittiğimizde değişik sonuçlar olduğuna kani geliyorum. mesela bir koydan bahsediyor yazıda. benim annem karabey köyünden ve bu köyün iki mahallesi var birinin adı palamar, palamarda gemilerin bağlandığı halat bildiğin gibi. deniz olduğunu bende düşünüyorum.
bu arada ben helaldı düz köyündenim.
gerçek den güzel bire alıntı
gerçek den güzel bire alıntı ve yaklaşım ellerine saglık kardeşim sohbet
sevgili kardeşim, uzun
sevgili kardeşim, uzun zamandır türkeli ve köyler tarihi üzerine araştırmalar yapmaktayım, ama bu güne kadar bir adım öteye gidemedim, tesadüfen yazını buldum ve inan bana çok heyecanlandım, o kahrolası yangın türkelinin kaderini de yoketmiş malesef, ayandunu çok iyi biliyorum orda akrabalarım var, cami üzerindeki tarih, hamam kalıntısı, ve mezarlıklardaki tarihi taşlar ayandunun türkeliden eski olduğunu doğruluyor zaten, bu türkeli ayandun arası koy olduğunu ilk kez duyuyorum, bu dediğin çok eski olmalı zira bilinen türkeli tarihi 100 yıldan eski. bu dediğin kaynaklara ulaşabilirsen ne olur bana da gönder, yada bulmam için yardım et, bizim tarihimiz çok karanlık, aydınlatmamız gerek, hala köy isimleri rumca olan yerler var, demek ki rumlarla ortak bir tarihimiz vardı, ne zaman rumlar bu coğrafyadan tamamen gittiler, nerelerde yaşamışlardı, şuandaki insanların aataları nerden nasıl geldiler türkelye gibi bir sürü soru var kafamda ama cevap bulamıyorum, bu konuda ne bulursan paylaşalım, allah yar ve yardımcımız olsun,,,
saygılarımla
israfil kaya
israfilcan@mynet.com
Yeni yorum gönder